Karpuz kansere de faydalı

Karpuzda bulunan laykopen maddesinin kansere karşı koruyucu olduğu bildirildi. Erciyes Üniversitesi Atatürk Sağlık Yüksek Okulu Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Betül Çiçek, yaptığı açıklamada, karpuzda, kansere karşı koruduğu bilinen laykopen maddesinin bol miktarda bulunduğunu, kan basıncının dengelenmesinde ve vücuttaki bazı atık maddelerin idrarla dışarı atılmasında sayısız yararı olduğunu ifade etti.
Yaz aylarında her bölgede bulunması ve fiyatının diğer meyvelere göre ucuz olması nedeniyle karpuza talebin fazla olduğunu kaydeden Çiçek, şunları söyledi:
”Karpuzun yaz aylarında bolca tüketilmesini tavsiye ediyoruz. Karpuz, kansere karşı koruma özelliÄŸi olan laykopen maddesi bakımından oldukça zengin bir meyvedir. Kansere yol açan en büyük sebeplerden biri, doku ve organların zararlı maddeler nedeniyle hasar görmesidir. Laykopen maddesi ise antioksidan özelliÄŸi sayesinde, serbest radikaller Devamını oku
Karpuzun faydaları
Sakarya Vatan Hastanesi BaÅŸhekimi Dursun Bostancı, karpuzun faydasından tam yararlanmak için aç karnına ve çekirdekleriyle birlikte tüketilmesi gerektiÄŸini söyledi. Bostancı, karpuz çekirdeÄŸi içinde bulunan ‘cucurbocitrin’ adlı maddenin kan basıncını düşürmeye ve böbrek fonksiyonlarını düzenlemeye yardımcı olduÄŸunu belirtti. Bostancı, “Karpuzun çekirdekleri çok faydalı. Karpuz çekirdeÄŸi, midede herhangi bir ÅŸikayete sebep olmaz. Ayrıca az miktarda olsa bile barındırdığı likopen maddesi de kalbi enfarktüsten koruyor.”diye konuÅŸtu.
Karpuzun aynı zamanda iyi bir lif kaynağı olması sebebiyle bağırsak hareketlerini düzenlediÄŸini ve bağırsak kanseri türlerinden koruduÄŸu bilgisini veren Bostancı, “YaÄŸ ve kolesterol içermiyor. Büyük bir kısmının su olması sebebiyle vücudun yaz aylarındaki sıvı kaybını önlüyor. Böbrekleri çalıştırıyor, idrarı düzenliyor. Bol miktarda B ve C vitamini içeriyor, zindelik ve enerji veriyor. Antioksidan özelliÄŸi ile kanserden koruyucu etkiye sahip. Karpuz, kilo vermeyi kolaylaÅŸtırıyor.” ÅŸeklinde konuÅŸtu
Anne sütü meme kanserinden koruyor
Anne sütüyle büyüyen kadınların meme kanserine yakalanma riskinin diğerlerinden daha az olduğu saptandı. Amerikalı araştırmacıların, yaşları 20 ila 69 olan 2 bin 16 meme kanseri kadın ve aynı yaşlarda bin 960 sağlıklı kadını incelediği ve kadınların bebekliklerinde anne sütüyle beslenmelerinin meme kanserine yakalanma riskini düşürdüğünü, ancak bu etkinin ailenin ilk doğan kız çocuklarında görülmediği bildirildi. Wisconsin Üniversitesinde görevli araştırmacı Hazel Nichols, genel anlamda bebekken anne sütüyle beslenen kadınlarda meme kanserine yakalanma riskinin yüzde 17 daha düşük Devamını oku
Terayağı kalbe iyi geliyor
Tereyağı, söylenenin aksine, temiz çıktı. Yapılan bir araÅŸtırmaya göre tereyağı, kalp krizi riskini düşürüyor.Â
Kanadalı bilim adamları, kalp ve damar hastalıkları başta olmak üzere birçok hastalığa sebeb olduğu öne sürülen tereyağını temize çıkarttı. Elde edilen sonuçlara göre, tereyağı ve sığır eti kalp krizi riskini ve kolesterolü düşürüyor, şeker hastalığı ve obeziteyi tedaviye yardımcı oluyor. Araştırma sırasında, 16 hafta boyunca deney farelerine tereyağı ve inek etinde bolca bulunan vaksenik asit bakımından zenginleştirilmiş Devamını oku
Bebeğime nasıl yemek hazırlamalıyım?
Bebeğinizin gıdalarını evde kendi başınıza hazırlarken şu noktalara dikkat etmeniz gerekir: Yeni bir gıda verecekseniz bunu başka şeylerle karıştırmadan sade hazırlayın. Böylece bu besine karşı alerjisi olup olmadığını kontrol edebilirsiniz.
Hazırladığınız mamaya şeker ya da tuz eklemeyin.
Ne pişirirken ne de sofrada bebeğinizin gıdasına yağ ekleyin.
C vitaminini tahrip edebildiğinden bakır kaplarda pişirmeyin.
Asitli gıdaları (domates gibi) alüminyum kaplarda pişirmeyin. Çünkü az miktarda alüminyum çözünerek gıdalara karışabilir.
Sebzeleri buharda, basınç altında veya susuz ortamda Devamını oku
Kalp krizi ‘göbek’ten geliyor
Ankara Üniversitesi (AÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sadi Güleç, kalp krizinin aniden gelmediÄŸini, aslında yıllar süren bir yaÅŸam tarzının sonucunda olduÄŸunu belirtti.Prof. Dr. Sadi Güleç, kalp krizi ile göbek bölgesindeki yaÄŸlanma arasındaki baÄŸlantıya iÅŸaret ederek, “Bugüne kadar göbeÄŸi hep estetik bir sorun olarak gördük. Göbek için ‘insanın nefesini tıkayan, görüntüsünü çirkinleÅŸtiren ÅŸey’ dedik. Ama göbekte bulunan yaÄŸ dokusunun farklı özellikleri olduÄŸu anlaşıldı. Devamını oku
Cips obeziteyi tetikliyor
Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Endokrinoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selim KurtoÄŸlu, çocuk ve ergenlerde saÄŸlıksız beslenme ve duraÄŸan yaÅŸam biçiminin etkisiyle obezite görülme sıklığının arttığını bildirdi.Prof. Dr. KurtoÄŸlu, çocukların çok sevdiÄŸi cipsin obezite açısından büyük risk olduÄŸunu kaydetti. KurtoÄŸlu, “Sürekli cips yiyen bir çocuÄŸun yılda 9 kg yaÄŸ aldığı hesaplanmış. Bu çok önemli bir rakam.” dedi. KurtoÄŸlu, özellikle kız çocuklarında yaÄŸ dokusunun artışıyla birlikte leptin denilen bir hormonun salgılandığını, leptinin de büluÄŸ çağını baÅŸlatıcı etkisi Devamını oku
Salata kansere karşı koruyor
Zengin-fakir hemen her ailenin sofrasından eksik etmediği değişik salata menülerinde kullanılan yeşil yapraklı sebze ve bitkilerin ve bazı meyvelerin içerdikleri vitamin, mineral ve öğelerle kanserden koruyucu etki yaptığı bildirildi.
Erzurum İl SaÄŸlık Müdür Yardımcısı ve İl Kanser Koordinatörü Dr. Siyami Kotan, kanser ve beslenme iliÅŸkisi konusunda bilgiler verdi. Dr. Kotan, kanserin kontrolsüz çoÄŸalan hücrelerin normal iÅŸlevi olan hücreleri öldürmeleri sonucu ortaya çıkan ve 200′den fazla türünün tanımlandığı bir hastalık olduÄŸunu söyledi. Vücuttaki tüm organ ve dokularda kanserin geliÅŸebileceÄŸini bildiren Kotan, hastalığın öldürücü olma oranının yüksek olduÄŸunu, eriÅŸkin nüfusta her yıl 100 bin kiÅŸide 150 ila 300 kiÅŸide görüldüğünü ifade etti. Kotan, kanserin kalıtımsal faktörler yanında sigara, çevre kirliliÄŸi ve beslenme gibi faktörlerin etkisinde olduÄŸunu da kaydetti. Epidemiyolojik ve deneysel çalışmalarda beslenme ve kanser iliÅŸkisinin ortaya konulduÄŸunu vurgulayan Kotan, besinlerin kanser yapıcı ve kanser önleyici özellikler taşıdığını, ayrıca besinlere uygulanan Devamını oku
Yoğurt süte göre daha besleyici
ORDU (İHA) - Ordu Üniversitesi (ODÜ) Ziraat Fakültesi Gıda Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zekai Tarakçı, yoğurdun süte nazaran daha besleyici olduğunu söyledi.
Yrd. Doç. Dr. Zekai Tarakçı yaptığı açıklamada, yoÄŸurdun bir çok hastalığa koruyucu etki yaptığını belirtti. Tereyağı ve peynir yapımında süt ÅŸekeri ve bazı mineral maddeler kaybolduÄŸu halde yoÄŸurdun, süt bileÅŸenlerinin tamamına yakınını koruduÄŸunu ifade eden Tarakçı, “YoÄŸurtta bulunan asit ve bakteriler, saÄŸlığa zararlı mikropların yaÅŸamasına engellemektedir. YoÄŸurt hazımsızlıkları giderici, dinlendirici ve uyku verici özelliÄŸe sahiptir. YoÄŸurt süte nazaran daha besleyicidir. Mayalama sırasında sütün bazı bileÅŸenleri ön deÄŸiÅŸime uÄŸrayarak sindirimi kolaylaÅŸtırır hale gelir. YoÄŸurdun bazı hastalıklara karşı Devamını oku
Baş dönmesinin nedenleri
BaÅŸ dönmesi, sık görülen bir yakınmadır. Hastalar baÅŸ dönmesinin “etrafımda her ÅŸey dönüyor, yer altımdan kayıyor ” gibi sözcüklerle anlatırlar. BaÅŸ dönmesine hemen her zaman eÅŸlik eden bulantı, kusma, yürümede zorluk eÅŸlik eder. Nörolog Doç. Dr. Serdar DaÄŸ yazdı.
Psödovertigo ise, hasta tarafından sersemlik hissi, havada ya da bulutlarda yürümek gibi aktarılır. Psödovertigo en sık görüldüğü tablolar, anksiyete atakları, ağır anemiler (kansızlık), hipotansiyon (düşük tansiyon) ve hipoglisemidir (düşük şeker düzeyi).
Vertigoları aşağıdaki gibi sıralayabiliriz.
Nörolojik Kökenli Vertigo : Bu tür baş dönmesi bazı epilepsi (sara hastalığı) türlerinde ender de olsa görülür. Beynin Cerebellum denen kısmının hasarlarında; baş dönmesi görülür. Nörolojik kökenli baş dönmelerinde, baş dönmesine eşlik eden başka semptomlarda vardır.
Meniere Hastalığı : Tekrarlayan baş dönmesi atakları, kulak çınlaması ve zaman içerisinde tekrarlayan ataklarla yerleşen sağırlık vardır. Tipik bir atakta; ani başlayan birkaç dakika ile saatler arasında süren baş dönmesi ve değişen şiddette kusma bulunur. Kulakta çınlama vardır. Atak sıklığı hastadan hastaya farklılık gösterir.
Pozisyonel Vertigo : Başın ani pozisyon değiştirmesine, gövde uyum sağlayamaz ve yataktan kalkma; başın çevrilmesi v.b. nedenlerle baş dönmesi atakları ortaya çıkar. Ataklar, genelde bir dakikadan az sürer. İşitme ve çınlama baş dönmesine Devamını oku

